Amerika Birleşik Devletleri hükümeti, kritik nadir toprak elementleri tedarik zincirinde Çin’e olan bağımlılığı azaltma hedefiyle önemli bir adım attı. Pentagon, nadir toprak madencilik şirketi MP Materials’a 35 milyon dolarlık bir yatırım yaparak, elektrikli araçlar ve güdümlü füzeler gibi yüksek teknoloji ürünleri için hayati önem taşıyan nadir toprak mıknatıslarının yurt içinde üretilmesini sağlayacak bir tesisin kurulmasına destek veriyor.
Bu stratejik yatırım, ABD’nin ulusal güvenlik ve ekonomik bağımsızlık arayışında yeni bir dönüm noktasına işaret ediyor. Zira Çin, küresel nadir toprak işleme kapasitesinin yaklaşık %85’ini elinde tutarak bu alanda tekeli elinde bulunduruyor. Washington, bu tekeli kırarak kendi kendine yeterli bir tedarik zinciri oluşturmayı amaçlıyor.
Stratejik Hamle: Nadir Toprak Bağımlılığını Azaltma
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından Savunma Üretim Yasası (Defense Production Act – DPA) fonları kullanılarak yapılan 35 milyon dolarlık yatırım, California’daki Mountain Pass madeninin sahibi olan MP Materials şirketine aktarıldı. Bu fonlar, şirketin nadir toprak mıknatısları için bir işleme tesisi kurmasına olanak tanıyacak.
Nadir toprak elementleri, akıllı telefonlardan rüzgar türbinlerine, elektrikli araç motorlarından ulusal savunma sistemlerine kadar modern teknolojinin vazgeçilmez hammaddeleri arasında yer alıyor. Özellikle nadir toprak mıknatısları, elektrikli araçlar, insansız hava araçları (dronlar) ve güdümlü füze sistemleri gibi kritik teknolojiler için temel bileşenleri oluşturuyor. Dolayısıyla, bu elementlerin güvenli ve yerli tedariki, ABD’nin hem ekonomik rekabetçiliği hem de savunma yetenekleri açısından hayati önem taşıyor.
Çin’in Küresel Hâkimiyeti ve ABD’nin Karşı Hamlesi
Nadir toprak elementlerinin madenciliği ve rafine edilmesi süreçleri karmaşık ve çevreye duyarlı operasyonlar gerektirir. Uzun yıllardır Çin, bu alandaki yatırım ve teknolojik gelişimle küresel piyasada tartışmasız bir hâkimiyet kurmuştur. Bu durum, ABD’nin ve diğer Batılı ülkelerin Çin’e olan teknolojik bağımlılığını artırmış, özellikle ticaret savaşları ve jeopolitik gerilimler dönemlerinde önemli bir zafiyet olarak görülmüştür.
ABD’nin MP Materials’a yaptığı bu yatırım, ülkenin nadir toprak elementleri stratejisinin önemli bir parçasıdır. Amaç, sadece madencilik yapmakla kalmayıp, aynı zamanda bu elementleri yüksek değerli mıknatıslara dönüştürecek işleme ve üretim kapasitesini de ülke içinde tesis etmektir. Bu sayede, “madenden mıknatısa” kadar uzanan entegre bir yerli tedarik zinciri oluşturulması hedefleniyor.
Gelecek Planları ve Üretim Kapasitesi
MP Materials tarafından kurulacak olan tesisin, 2025 yılına kadar yıllık yaklaşık 1.000 ton nadir toprak mıknatısı üretmesi bekleniyor. Bu kapasite, ABD’nin kritik teknoloji sektörlerinin önemli bir bölümünün ihtiyacını karşılamaya yardımcı olacak ve Çin’e olan bağımlılığı kayda değer ölçüde azaltacaktır.
Pentagon’un bu hamlesi, ABD’nin pandemi sonrası dönemde tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artırma ve kritik endüstrilerde dışa bağımlılığı azaltma yönündeki geniş çaplı politikalarının bir yansımasıdır. Bu, sadece nadir toprak elementleriyle sınırlı kalmayıp, yarı iletkenler ve diğer stratejik hammaddeler gibi birçok alanda yerli üretimi teşvik etme çabalarını da içeriyor.
ABD hükümetinin MP Materials’a yaptığı yatırım, hem ekonomik hem de stratejik açıdan büyük önem taşımakta olup, küresel nadir toprak piyasasında dengelerin yeniden şekillenmesine yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor.