Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) net uluslararası rezervleri, 24 Mayıs haftasında tarihi bir rekora imza atarak 45,3 milyar dolara yükseldi. Bu önemli artış, son dönemde uygulanan rasyonel ekonomi politikalarının ve yabancı sermaye girişlerinin meyvelerini vermeye başladığının güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Net ve Toplam Rezervlerde Güçlü Yükseliş
Merkez Bankası’nın brüt rezervleri ise aynı dönemde 143,6 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, yıl sonunda beklenen 145 milyar dolarlık hedefe oldukça yaklaşıldığını gösteriyor. Özellikle net uluslararası rezervlerdeki 4,4 milyar dolarlık haftalık artış, piyasalar açısından pozitif bir sinyal olarak algılandı. Bu yükseliş eğilimi, 29 Mart seçimlerinden bu yana kesintisiz devam ediyor.
Rezerv Kalemlerinin Detayları
- Toplam Brüt Rezervler: 143,6 milyar dolar
- Net Uluslararası Rezervler: 45,3 milyar dolar (Tarihi zirve)
- TCMB Altın Rezervleri: 58,7 milyar dolar
- Döviz Rezervleri: 84,9 milyar dolar
Swap Hariç Net Rezervlerde İyileşme Devam Ediyor
Ekonomistler tarafından daha kritik bir gösterge olarak kabul edilen swap hariç net rezervlerde de önemli bir iyileşme kaydedildi. 24 Mayıs haftasında bu kalem, eksi 8 milyar dolardan eksi 6,5 milyar dolara gerileyerek 1,5 milyar dolarlık bir düzelme gösterdi. Bu iyileşme, Merkez Bankası’nın uluslararası piyasalardaki borçluluk yapısının daha sağlıklı bir zemine oturduğuna işaret ediyor ve yatırımcı güvenini artırıyor.
Ekonomi Yönetiminden Mesajlar
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, rezervlerdeki bu artış eğilimine ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, “Rezerv biriktirmeye devam edeceğiz, dezenflasyon sürecine katkı sunacağız” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeledeki kararlılığını ve makro finansal istikrarı güçlendirme hedefini vurguluyor. Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisi ve carry trade olarak adlandırılan kısa vadeli sermaye girişleri de rezerv artışında etkili olan faktörler arasında yer alıyor.
TCMB’nin rezervlerindeki bu tarihi zirve, Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı direncini artırma ve para politikasının etkinliğini yükseltme potansiyeli taşıyor. Analistler, rezerv birikiminin devam etmesinin, önümüzdeki dönemde enflasyonla mücadele ve kur istikrarı açısından kilit rol oynayacağını belirtiyor.