Türkiye’de şirketlerin finansal krizden çıkışı için bir umut kapısı olan konkordato müessesesi, son dönemde istismarlarla anılsa da artık bu kötü şöhretin sonuna gelindi. Adalet Bakanlığı’nın öncülüğünde hayata geçirilen yeni düzenlemelerle, borçlarını ödemek yerine mal kaçıran veya haksız avantaj elde etmeye çalışan şirketlerin önüne geçiliyor. Bu reformlar, konkordatoyu gerçek amacına uygun bir finansal yeniden yapılandırma aracı olarak konumlandırırken, alacaklıların haklarını da güvence altına almayı hedefliyor.
Sistemin temel amacı, mali sıkıntıya düşen ancak yaşama potansiyeli olan firmaları kurtarmak, böylece istihdamı ve ekonomik değeri korumaktır. Ancak uygulamada ortaya çıkan suistimaller, bu önemli mekanizmaya olan güveni sarsmıştı. Yeni dönem, sadece gerçekten ayakta kalabilecek firmalara kapı açacak ve “içi boşaltılmış” şirketlerin sistemi kullanmasına izin vermeyecek.
Konkordato Neden İstismara Açık Hale Gelmişti?
Bir dönem popüler olan “iflas erteleme” kurumunun, kötü niyetli uygulamalar nedeniyle kaldırılmasının ardından, 2018 yılında konkordato müessesesi devreye sokuldu. Ne yazık ki, iflas ertelemede yaşanan benzer sorunlar konkordatoda da kendini gösterdi. Bazı firmalar, konkordatoyu mali durumlarını düzeltmek yerine, borçlarından kaçmak, varlıklarını başka şirketlere aktarmak veya alacaklıları oyalayarak haksız zaman kazanmak için bir kalkan olarak kullandı.
Sıkça Görülen Suistimal Yöntemleri:
- Mal Kaçırma: Konkordato ilan eden şirketin varlıklarını, borçların ödenmesinden önce yeni kurulan veya ilişkili şirketlere aktarılması.
- Alacaklıları Mağdur Etme: Şirketin içi boşaltıldıktan sonra iflasa sürüklenmesi, alacaklıların büyük zararlara uğraması.
- Haksız Avantaj Sağlama: Gerçekte mali sıkıntısı olmayan şirketlerin bile, piyasada rekabet avantajı elde etmek veya borç ödemelerini ertelemek amacıyla konkordatoya başvurması.
Bu tür uygulamalar, hem ticaret ahlakına aykırıydı hem de piyasadaki güven ortamını zedeliyordu. Alacaklılar, haklarını tahsil edemezken, dürüst işletmeler haksız rekabetle karşı karşıya kalıyordu.
Yeni Düzenlemeler Neleri Değiştiriyor?
Adalet Bakanlığı’nın devreye soktuğu yeni düzenlemeler, konkordato sürecini daha şeffaf, denetlenebilir ve adil hale getirmeyi amaçlıyor. İşte temel değişiklikler:
- Sıkı Başvuru Şartları: Konkordato başvurusu yapacak firmaların, mali durumlarını detaylı ve şeffaf bir şekilde ortaya koymaları gerekecek. Gerçekten mali sıkıntı içinde oldukları ve bu durumdan çıkış için uygulanabilir bir plana sahip oldukları kanıtlanmak zorunda.
- Yetkin Konkordato Komiserleri: Komiserlerin atanması ve denetimi daha sıkı kurallara bağlanacak. Alanında uzman, tarafsız ve dürüst komiserler atanarak sürecin doğru yönetilmesi sağlanacak. Komiserler, şirket yönetimini daha yakından denetleyecek ve alacaklıların haklarını koruyacak.
- Yargının Aktif Rolü: Mahkemeler, konkordato süreçlerini daha yakından takip edecek ve istismar şüphesi durumunda daha hızlı müdahale edebilecek. İçi boşaltılmış veya kötü niyetli şirketlerin konkordatodan faydalanması engellenecek.
- Alacaklıların Güvencesi: Yeni düzenlemeler, alacaklıların mağduriyetini önlemeye odaklanıyor. Şirket varlıklarının kaçırılmasına karşı daha güçlü koruma mekanizmaları getiriliyor ve alacaklıların süreçteki söz hakkı artırılıyor.
- Ceza Uygulamaları: Konkordato sürecini kötüye kullananlara yönelik daha ağır cezai müeyyideler getirilecek. Bu, suistimal eğiliminde olanlara caydırıcı bir etki yaratacak.
- Uygulama Birliği: Mahkemeler arasında konkordato kararlarında farklılıkların önüne geçmek için uygulama birliği sağlanması hedefleniyor. Bu, öngörülebilirliği artıracak ve hukuk güvenliğini pekiştirecek.
Bu adımlar, konkordato kurumunu yeniden itibarını kazandırmayı ve Türkiye ekonomisindeki tüm paydaşlar için daha güvenilir bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Artık konkordato, sadece gerçekten kurtarılması gereken, ekonomik değeri olan işletmeler için bir can suyu olacak; kötü niyetli uygulamalara izin verilmeyecek.